CÜD Gazete Oksijen'e Konuk Oldu

Gazete Oksijen 06.Ağustos.2021 tarihli sayısında Ceviz Üreticileri Derneği Başkanı Ömer Ergüder ile yapılan röportaja yer verdi.


"İthal cevizin yıllık faturası: 250 milyon dolar" başlığıyla yer alan haberde, Ömer Ergüder çarpıcı açıklamalarda bulundu.

İthal cevizin yıllık faturası: 250 milyon dolar

Türkiye’de yılda 150 bin ton ceviz tüketiliyor, bunun 90 bin tonu ABD, Şili ve Çin’den geliyor


Türkiye’de en fazla tüketilen kuruyemişlerden olan cevizin yüzde 60’ının yurt dışından ithal edildiğini biliyor muydunuz?


Aslında rakamlara bakıldığında ortada büyük bir tutarsızlık söz konusu. TÜİK ile Tarım ve Orman Bakanlığı’nın verilerine göre Türkiye’de yıllık 225 bin ton ceviz üretimi yapılıyor. Buna karşılık tüketim ise yaklaşık 150 bin ton.


Bu rakamlara göre Türkiye yaklaşık 75 bin ton üretim fazlasına sahipken her yıl 90 bin ton ceviz ithal etmek durumunda kalıyor.


Rakamlarda ortaya çıkan bu çelişkiyi Ceviz Üreticileri Derneği Başkanı Ömer Ergüder açıklıyor:

“Resmi rakamlara göre üretimimiz yıllık 225 bin ton. Tarım Bakanlığı yetkilileri tarafından bir bahçedeki tek ağaç bile sayılarak bu üretim rakamına ulaşılıyor. Oysa o tek ağaçta yetişen ceviz sisteme girmiyor. Ve ortadaki tablo ise bambaşka… Şöyle ki; Türkiye’de yıllık 150 bin ton ceviz tüketimi var. Bunun yaklaşık 60 bin tonu yerli üretim, 90 bin ton ise ithal ediliyor ve bunun ekonomik değeri ise yıllık 250 milyon dolar.

İthal cevizin vergi oranı yüzde 43’ten 4’e indi

Ergüder, derneklerine üye olan üreticilerin 35 bin dekar alan üzerinde 900 bin ağaç ile üretim yaptıklarını ve 19 bin ton rekolteye ulaştıklarını söyledi:

“Her yıl oluşan 250 milyon dolarlık cari açık, bu sektöre verilecek destek ile azaltılabilir. 3 yıl öncesine kadar ithal cevizde vergi oranı yüzde 43’tü. Ancak kademeli olarak indirildi ve bugün yüzde 4’e düştü. Yerli üreticinin desteklenmesi ve sağlıklı rekabet ortamı için bu vergi oranının düzeltilmesi şart. Ayrıca ithal kuru yemişler için gümrükte ihtisas kapısı oluşturulmalı ve gelen ürünler laboratuvardan kontrol edilerek ülkeye kabulü gerçekleştirilmeli. Çünkü çok uzun yolculuklardan geldiği için hem bozulma riski var hem de koruyucu maddelerin kontrolsüz kullanımı söz konusu olabilir. Denetim şart. Ayrıca ceviz üretimi yatırımı yaptığınızda ürün almaya 8 yıldan önce başlayamıyorsunuz. Bunun için banka kredilerinde vadeler buna göre belirlenmeli. Eğer bu önlemler alınırsa 10 yıl içinde, yurt dışına gönderdiğimiz 250 milyon dolar ülkemizde kalmaya başlar.”

İthal cevizin lezzeti yok

Ergüder cevizin lezzeti konusunda da bir noktaya dikkat çekiyor:

“Ceviz; ABD, Şili ve Çin’den ithal ediliyor. Türkiye’ye ulaşmaları ise 5-6 haftayı buluyor. Dolayısıyla bozulmasın ve küflenmesin diye içindeki nem oranı yüzde 4’lere indiriliyor. Oysa içi sulu cevizin aroması yüksektir, lezzetlidir. Yerli üretimde ise 48 saatte satıcıya ulaştırdığınız için nem oranını rahatlıkla yüzde 8’lerde tutabilirsiniz bu da size aroma olarak geri döner. İthal cevize hem o kadar para ödüyoruz hem de lezzetsiz ürün alıyoruz.”

Üretici neler istiyor?

1. Ceviz İthalatında vergi oranı çok düşük. Artırılmalı.

2. Cevizde dikimden 8 yıl sonra ekonomik ölçekte ürün alınıyor. Kredi vadesi 10 yıla çıkmalı.

3. İhtisas gümrük kapısı oluşturulmalı.


Yazının tamamı için tıklayınız: https://gazeteoksijen.com/turkiye/ithal-cevizin-yillik-faturasi-250-milyon-dolar/


Diğer haberler:

https://www.ceviz.org.tr/iletiler



21 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör