Image by Wouter Supardi Salari

CEVİZİN VATANI

Ceviz Karpat dağlarından Türkiye, Irak, İran, Afganistan, Güney Rusya, Hindistan, Mançurya ve Kore’ ye kadar uzanan geniş bir bölgenin doğal bitkisidir.

Cevizin anavatanı, bazılarına göre İran’ın Ghilan bölgesi, bazılarına göre ise Çin’dir.

 

Buna karşılık daha büyük bir çoğunluk ise cevizin anavatanı olarak çok daha geniş bir alanı göstermektedirler.

Arkeolojik çalışmalara göre ceviz Karpat dağlarından Türkiye, Irak, İran, Afganistan, Güney Rusya, Hindistan, Mançurya ve Kore’ye kadar uzanan geniş bir bölgenin doğal bitkisidir.

Kökeni itibariyle dünyada büyük bir doğal yayılma alanına sahip olan Anadolu Cevizi - Juglans Regia çeşitli göçler ve ticaret kervanları vasıtasıyla, doğal yayılma alanı dışına da götürülmüş, bugün tropik bölgeler dışında hemen hemen dünyanın her yerinde yetiştiriciliği yapılan bir meyve türü olmuş durumundadır.

JÜPİTERİN MEYVESİ

Cevizin İ.Ö.750- 500 yılları arasında İran’dan Türkiye üzerinden geçen kervanlarla Yunanistan’a götürüldüğü bilinmektedir.

 

Daha sonraları Yunanistan’dan Roma’ya geçen ceviz, Avrupa'da Jovis Glans (Jupiterin meyvesi) olarak isimlendirilmiştir ki, günümüzde cevizin bilimsel adı olarak kullandığımız Juglans bu isimden türetilmiştir.

 

Cevizin Dünya üzerindeki yayılımı yüzyıllarca devam etmiş, Fransa, İspanya, Portekiz, Almanya üzerinden 1562’de İngiltere’ye götürülmüş, oradan da yaklaşık yüzyıl sonra, 17. yüzyılın sonlarında ilk göçmenler tarafından Kuzey Amerika’ya göçmenlerin ceplerinde götürülmüştür.

3.000 YILDIR ANADOLU'DA

Arkeolojik araştırmalarda, Anadolu’da yaşayan insanların en az 3.000 yıldır cevizi tanıdıkları ve meyvesinden, kabuklarından, dallarından hatta yapraklarından yararlandıklarına dair izlere rastlanmıştır.

Yakın bir geçmişe kadar ceviz yetiştiriciliğinde söz sahibi olarak Türkiye gelmekte, bunu Yunanistan, İtalya, Fransa gibi ülkeler takip etmekteydi. 1867′de ceviz üretimine başlayan ABD, Çin ve Şili'de ceviz üretimlerin artmasıyla tüm dünyada 12 ay sofralara lezzeti yüksek taze ceviz ulaşabilir oldu.

3.000 YILLIK CEVİZ KÜLTÜRÜ

Meyvecilik kültürü oldukça eski tarihlere uzanan Anadolu, birçok meyve türünde olduğu gibi cevizin de anavatan bölgeleri arasında yer almıştır.

 

Anadolu, günümüze kadar gelindiğinde, 4.5 milyonu aşan ceviz ağacı varlığına sahiptir.

Binlerce yıllık anadolu mutfağında başta çerez olmak üzere, pasta ve bisküvi sanayinde, parfüm sanayinde, reçel, helva yapımında, boya, tanen, plastik ve kauçuk endüstrisinde yağ olarak, ilaç sanayinde, sucuk, samsa, pestil yapımında vazgeçilmez geleneksel bir meyvedir.

Anadolu mutfağının vazgeçilmez lezzet olan cevizi, mutfak kültüründe bu denli yoğun kullanan başka bir ülke bulunmadığını söylemek hiç de yanlış olmaz. 

Sadece damak lezzeti değil, aynı zamanda kabuğundan yakacak, kerestesinden el oymacılığı eserleri yatarılan ceviz, Türkiye'nin en büyük kültür varlığı olarak da anılabilir

DÜNYADA EN ÇOK CEVİZ TÜKETİMİ

​İnsan sağlığına son derece faydalı olan bu lezzetli meyve, 3.000 yıllık ceviz kültürü mirasıyla, yıllık kişi başı 3,3 kg'lık ceviz tüketimi ile dünyada en çok ceviz tüketilen ülke Türkiye'dir.

Türkiye'de yıllık ortalama 265 bin ton ceviz tüketimi gerçekleştirilmektedir.  

 

Ceviz Üreticileri Derneği üyelerinin her geçen yıl artan yeni yatırımları ile Türkiye'de ceviz üreticiği önümüzdeki yıllarda bu talebin önemli miktarını yerli kaynaklarla karşılayacak kapasiteye sahiptir. 

Üretimini yaptıkları ve tarladan sofraya dünya kalite standartlarında ulaştırdıkları cevizlerini YERLİ CEVİZ markasıyla pazara sunan üreticilerimiz daima cevizin en iyisini sunmak için nesillerdir emek sarfetmektedirler.

Bu sayede ceviz üreticilerimiz, ceviz talebini Yerli Ceviz lezzeti ile hasattan sofraya taşıyarak ekonomiye, istihdama, üretime sonsuz bir güç sağlayacaktır.